Yerli otomobil nasıl üretildi? Üretim hikayesi nedir? Araç hakkında bazı detaylar..

 

 

Otomotiv sektörü gelişmek isteyen bir devletin olmazsa olmazı. Güçlü bir ekonomi isteyen her devlet bu alana yönelmek zorunda.

O yüzden yeni tanıtılan otomobillerde yapılabilecek en akıllıca hamle yapıldı. Pazarı daha yeni oluşmakta olan elektrikli motor tercih edildi.Yerli bir otomobil fikri Türkiye’nin Devrim ve Anadol dan sonra 65 yıl askıda durmuş her zaman bir hayaliydi.

2011 Yılının Ekim ayında Recep Tayyip Erdoğan “…5 babayiğit arıyorum “ diyerek şöyle demişti:

“Otomobil satışlarının bu yıl 600 bini aşmasını bekliyoruz. Yakında bu rakamın 1 milyonu aşmasını hedefliyoruz. Bu gelişmelere artık yerli bir otomobil yakışır. Artık kendimize özgü bir model oluşturma zamanı gelmiştir. Daha önce TÜSİAD’ın toplantısında söylemiştim. Bunu başaracağız. Türkiye yüzde yüz yerli otomobilini üretecek. Otomotiv Sanayicileri derneğimiz hazırladıkları raporu önümüzdeki günlerde bakanımla paylaşacak. Sektörle bir araya gelerek sorunları nasıl aşacağımızı konuşarak yerli markayı oluşturacağız. Yerli otomobil oluşturmanın topluma karşı borç olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede bu işe soyunacak bir baba yiğidin olduğunu düşünüyorum.”

2013’te Mustafa Koç, yerli otomobilin ticari bir intihar girişimi olacağını söyledi.

2014’te tekrar bu konu gündeme gelmeye başladı.

2015’te SAAB ile bir çalışma yapıldı. Ama bu girişim de başarısız oldu.

2017’ye gelindiğinde bizi bugüne ulaştıran süreç başladı. Temmuz 2017’de ilk yerli otomobilin %100 elektrikli motora sahip olacağı duyuruldu. Kasım 2017’de ise aranan babayiğitler belli oldu.

Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell Grubu, Zorlu Holding ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yerli otomobilimizi yapmak için bir araya geldi. Şirketin başına da Gürcan Karakaş getirildi. O günden sonra da hızlı bir çalışmayla bugünlere gelindi.

Bir otomobil üretmeye karar verdiğinizde ya da yeni bir model üreteceğiniz zaman tasarım evlerinin kapısını çalarsınız. Türkiye de 15 tasarım evini değerlendirmeye aldı. Bunların sayısı üçe indirildi ve hepsinden beşer model tasarlamaları istendi.Gelen sonuçlar içinde en çok İtalyan şirketi Pininfarina’nın tasarımı beğenildi ve onunla çalışılmaya karar verildi. Ön tasarım sonrası şirket mühendisleri bizim mühendislerimizle çalışarak tasarımı tamamladılar. Bu tasarım sürecinde ATAK helikopterimizin tasarımını yapan mühendislerimiz de çalıştı. Yani araçların tasarımında her noktada bizim mühendislerimizin de payı var.

Eğer tasarımı yapmak yerli otomobil olduğunun göstergesiyse Bizim zaten yerli otomobilimiz vardı.Türk otomobil tasarımcısı Murat Günak’ı tanıyorsunuzdur.Kendisi Volkswagen ve Mercedes’in baş tasarımcısıydı. Ayrıca Pirinfarina İtalya dışında da birçok ülkeye araç tasarımı yapıyor. Bu markaların içinde Ford da var Volvo da. Aracın bütün fikri mülkiyet hakları bizde.Tamamen biz üreteceğiz ve istediğimiz gibi kullanıp satacağız.

Markamızın isimlendirmesi önümüzdeki yıllarda yapılacak. Ama şimdilik TOGG yani açılımı  Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun ismi kullanıldı. Yerli otomobilimiz TOGG beş modelden oluşuyor.Bu modeller : B sınıfı SUV ile C sınıfı SUV,SEDAN,HATCHBACK ve MPV.

Dünyada ilk defa holografik asistan da bizim arabamızda kullanılıyor.

Bu yenilikçi asistan, sıradan bir sanal gösterge panelinin çok ötesinde.İleri göz takip algoritmaları ve holografik üç boyutlu görüntüleme teknolojilerinden faydalanacak.“Holografik Asistan” teknolojisi günümüzde otomobil içerisinde kullanılmakta olan 2 boyutlu ekran teknolojilerinin yerine ilk kez üç boyutlu görüntüleme ve artırılmış gerçekliği getirerek otomotiv sektörüne sınıf atlatacak bir teknoloji.Bu teknoloji sayesinde sürücü gözünü yoldan ayırmadan aracın gösterge ekranında verilen bilgileri görebilecek.

TOGG güvenlik açısından da bütün ihtiyaçları karşılıyor. Hatta fazlasını karşılıyor diyebiliriz.

Aracın güvenlik seviyesini belirleyen kuruluş NCAP.

Bir dizi güvenlik testinden geçirerek araçlara yıldız veriyorlar.Şu anki standartlarda zaten 5 yıldız alabilecek durumda bizim aracımız.Ama 2022 yılında NCAP gereklilikleri değiştirileceği için aracın güvenlik altyapısı ona göre hazırlandı.

Araçta ikisi opsiyonlu olmak üzere 9 hava yastığı var.Çarpışma dayanımı ve burulma direnci de yüksek olduğundan güvenli bir seçenek olacak.

Araçların kısıtlı resimleri paylaşıldığında aynalar küçük olduğu için eleştirilmişti. Ama lansmanda onların bildiğimiz klasik aynalardan olmadığını öğrendik.Ayna kısmında kameralar yerleştirilmiş araç içine de bu görüntüyü yansıtan ekranlar.

Her detayı çok ince düşünülmüş. Kapı kolu bile göze hitap ediyor. Çıkıntılı bir yapısı yok.Basınca çıkıyor.

Nesnelerin İnternetine Sahip

Bir diğer önemli özelliği de nesnelerin internetinin kullanımı. Araç sürekli internete bağlı olacak ve yazılımlarını otomatik güncelleyecek.Bu sayede bakım ve parça değişimi gerektiren arıza durumlarında sistem, direkt olarak bakım noktasıyla iletişime geçecek.Ayrıca nesnelerin internetinin hayatımıza tam anlamıyla girmesiyle bütün eşyalarımızla bağlantılı olarak çalışacak.Otomobil, tüm akıllı şehir altyapısı,elektrik şebekesi, cihazlar, evler ve binalar ile iletişim halinde olacak ve yaşamın bir çok farklı alanında kullanıcısının yerine düşünen bir asistana dönüşecek.

Trafik sıkıştığı zaman otomobil kendiliğinden durup kalkabilecek.Yani sürücünün direksiyonla kontrol etmesine gerek kalmayacak.

Çoğu elektrikli otomobil gibi yerli otomobilimizin bataryası da zeminde olacak. Hızlı şarj ile 30 dakikada yüzde 80 doluluğa ulaşabilecek. Evde şarj edecekseniz de tam dolum süresi yaklaşık 10 saat.Araçta, gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketi mevcut.

Motorun 200 ve 400 beygir olmak üzere iki opsiyonu var.Otomobilde, 200 beygir güç ile 7.6 saniye, 400 beygir güç ile 4.8 saniye altında 0-100 km hızlanma kapasitesi var. . TOGG, 300 ve 500 km menzil opsiyonlarına sahip.

Neden Protip İtalya da üretildi?

Elbette prototip üretmek için fabrika kurulmadı. Önce prototip üretilir, sonra fabrika kurulur. Bu bütün dünyada böyle.Prototip üretimi İtalya’da yapıldı.Türkiye’deki otomotiv fabrikalarında da yapılabilirdi; bu ama hem çok maliyetli olur, hem de uzun zaman alırdı.Çünkü Türkiye’deki fabrikalarda üretim bantları şu an üretilen modellere göre tasarlanmış yerlerdir.Yeni bir model için yeni bir fabrika kurmak gerekecekti neredeyse.O yüzden önce prototip üretildi.Şimdi de fabrika kısmı belirlendi.

Fabrika Bursa’nın Gemlik ilçesine kurulacak.

Türk silahlı kuvvetlerine ait devasa bir arazinin bir kısmı bu işe ayrıldı. Gemlik’in seçilmesinin birçok sebebi var.Projenin kalbi olan bilişim vadisine yakın. Aynı şekilde Bursa yan sanayinin kalbi ve tedarik süreci hızlanacak bu şekilde.Konum olarak da İzmir-İstanbul yolu üzerinde olması ve limana sahip olması seçilme nedenlerinden.

 

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478