Kanal İstanbulun avantajları neler? Möntrö Boğazlara engel mi?

Türkiye devleti henüz kurulma aşamasındayken Dünyanın en önemli boğazı olan İstanbul boğazı ve Çanakkale boğazı üzerinde egemenliği kısıtlanmıştı.Kabul edilen Boğazlar komisyonu ile Boğazların yönetim hakkı Türkiyenin elinden alınmış ve kurulan komisyona verilmişti.Türk askeri 5 km boyunca boğazların iki tarafını boşaltıyordu bu anlaşmaya göre.Bu anlaşma Türkiye için büyük bir egemenlik ihlaliydi ve böyle devam edemezdi.

1930 lu yıllarda Dünya Rus tehtidiyle tanışıyordu.Avrupalıları korkutan bu tehtidi Türk yetkililer iyi değerlendirip fırsata çevirdi.Boğazların egemenliğini tekrar gündeme getirdi.Avrupanın güvenliği için boğazlardakiyönetimin Türk tarafına verilmesi istendi.Yapılan Möntro anlaşmasıyla boğazların siyasi egemenliği Türkiye’ye verildi ve Türkiye bir utançtan kurtuldu.Fakat ekonomik olarak bu anlaşma da maalesef hala çok zararlıydı Türkiye için.Anlaşmaya göre Türk boğazları uluslar arası sulardan sayıldı ve bütün ticari gemiler tek kuruş vermeden bu boğazlardan geçebilecekti.Bu Türkiye için milyarlarca dolar zarar demek.Havadan kazanacağı bu parayla büyük kar sağlamak varken, Türkiye bir madde yüzünden tek kuruş kazanamıyor buradan.

Türkiye anlaşmaya göre sadece kılavuz ücreti alabiliyor ayrıca boğazları aydınlatan deniz feneri ücreti gibi cüzi miktarda para alıyor.Peki eğer geçişler ücretli olsaydı ne olurdu?

Bunun Dünyadaki örneklerine bakalım.

Küçük bir ülke olan Panama , ülkesindeki kanal sayesinde yılda bir buçuk milyar dolar,

Mısır Süveyş kanalından yaklaşık 5 milyar dolar kazanıyor yılda.Mısır şu günlerde ikinci bir kanal yaptı böylece aynı anda iki kat fazla gemi geçebilecek.Bu sayede kanal gelirini birkaç kat daha arttıracak olan Mısırın hedefi kanaldan yılda 13 milyar dolar gibi büyük bir kazanç sağlamak.

Bu rakam Türkiyenin neredeyse savunma bütçesinin yarısına denk geliyor.Tek başına Süveyş kanalı geliri bile Mısır için en önemli milli gelirler arasında.Türkiye işte bu rakamlardan yararlanmak istiyor.

1980 li yıllarda Türkiye Möntrodan kaynaklı Fener, tahlisiye ve sağlık ücretlerinde Frank- altın fiyatı oranına endekskli bir ücret güncellemesi yapar.Bu güncellemeyle gemilerden alınan düşük ücret yaklaşık on kat artmış olur.Fakat SSCB Türkiyeye rest çekerek boğazlardan tamamen ücretsiz geçmeye başlayınca Türk yetkililer ücretlerde yüzde 75 indirime gitmek zorunda kalır.Zaten az kazanan Türkiye daha da az kazanmaya başlar.

Möntro anlaşması eski anlaşmadan iyidir fakat halen de Türkiyenin egemenlik haklarını ihlal etmektedir.20 yıl geçerliliği olan Möntroyu Türkiye, feshetmemiştir.1956da bitmesi gereken anlaşma 80 yıldır kullanımdadır.Türkiye bunu bilinçli yapmaktadır. Çünkü taraf ülkelerden özellikle Rusya her fırsatta boğazlardaki egemenliğin tekrar bir komisyona devredilmesi gerektiğini söylemektedir.Bu durum Türkiyenin ölümü görüp sıtmaya razı olmasıdır kısaca.

Peki Möntro anlaşmasına göre boğazlar üzerinde haklarımız nelerdir

Möntroya göre boğazlardan ticaret gemileri her zaman ücretsiz ve serbest geçebiliyor.

Savaş gemileri barış durumlarında serbest geçebilir.Türkiye bir savaşa girerse boğazları istediği gibi kapatma yetkisine sahip.

Adamlar Türkiyeyi öyle sınırlandırmaya çalışmışlar ki, neredeyse savaş durumunda bile savaş gemileri serbest geçecek maddesini koyacaklar.Bu maddeyi koymaları komiktir çünkü savaş durumunda yüzde yüz Türkiye sınırları içerisinde olan boğazları zaten Türkiye savaşta olduğu için istediği gibi kullanacaktır.Geçen düşman gemilerini batırmaması gibi bir durum zaten yok!Bu anlaşmada Türkiyenin egemenlik haklarını ihlal eden şey savaş gemilerine Türkiyenin müdahale edememesi ve ticaret gemilerinin serbest olarak ücretsiz geçmesidir.

Boğazların uluslararası sular sayılması, hukuki bir zorunluluk değildir; Türkiye o sıralar yeterince güçlü olmadığı için bu maddeyi imzalamak zorunda kalmıştır.

Uluslararası sular hiçbir ülkenin tek başına sınırı olmayan örneğin okyanuslar açık denizler gibi alanlardır.Tamamı Türkiye sınırları içerisinde olan bir su kitlesinin uluslararası su sayılması saçmalıktır. Aynı mantıkla Amerikanın Alaska kıyılarının da uluslararası sular sayılması gerekir.

Ayrıca Dünyadaki örneklerine bakıldığında, Cebelitarık boğazı üzerinde yarı yarıya egemenliği bulunan İspanya bu boğazdan geçişlerde ücret alma kararı almıştır.Türkiye de bu kararı almalıdır.Ya da yeni bir formül bulunmalıdır.Türkiyedeki boğazlar en çok Rusya için önemlidir.Boğazların geçişlerindeki en küçük değişiklik Rusya Ukrayna Gürcistan RomanyaBulgaristan Azerbaycan gibi birçok ülkeyi doğrudan ilgilendirmektedir.Ve bunun ücretli olması özellikle Rusya için milyarlarca dolar maliyet  anlamına gelecektir.

Türkiye hamle yapacaksa bunu da iyi düşünmelidir.Türkiye boğazlarından ortalama 80 bin gemi geçmektedir.Bazen 100 bine yaklaşan bu rakam Süveyş kanalını ikiye katlamaktadır.Sadece İstanbul boğazından bazen yılda 50 bin civarı gemi geçmektedir.Ton başına 5-6 dolar alındığında yılda 5 ile 15 milyar dolar gelir sağlanacaktır.Bu müthiş bir rakamdır ve hiç de küçümsenecek bir şey değildir.Hiçbir maliyeti olmadan havadan kazanılacak bu para çok düzenli ve sürekli olacağı için ülke ekonomisine çok büyük fayda sağlayacaktır.Türkiye bu ücreti almak için ikinci bir yolu deniyor.İstanbul kanalı projesi ile bu hedefleniyor.Fakat başarılı olup olmayacağı henüz net değil.İstanbul kanalı 5-10 milyar dolarlık kar ettirecek bir proje.

İstanbulda yapılacak kanal boğazdaki gemilerin daha fazlasının geçişi anlamına gelecek.Türkiye bu kanal sayesinde boğazı ticaret gemilerine kapatmayı ve gemileri kanaldan geçirmeye zorlayarak bunlardan ton başına para kazanmayı hedefliyor.

Fakat bunu nasıl sağlayacak?Hukuki zemini nedir?

Möntroya göre gemilerin ücretsiz geçmesinin sebebi başka alternatifin olmamasıdır. Eger kanal açılırsa bu madde düşmüş olacak.Türkiye bu argümanı kullanabilecek.

Uluslararası kamuoyuna İstanbul boğazında özellikle tanker gemilerinin geçmesinin Dünyanın en önemli turizm cennetlerinden olan İstanbul için bir tehtit olduğunu anlatacak.Bunu ifade ederken de 1979 independenta patlaması örnek gösterilebilir.30-40 yıl önce yaşananbu facia Dünya basınında da çok büyük yer tutmuştu.Libyadan Rusyaya giden bir petrol taşıyıcı gemisi İstanbul boğazından geçerken patlar.O kadar korkunç bir patlama yaşanır ki gökyüzü aydınlanır boğaz boydan boya alevlerle kaplanır.Kilometrelerce uzanan yangın ve kara dumanİstanbullulara büyük korku yaşatır.Boğaz tamamen petrol ile kirlenir.Boğazdaki canlıların yüzde 96 sı ölür.O yıl boğazdan balık avlanamaz.Aylar sonra hatta yıllar sonra bile boğaztam temizlenemez.

Bir kazanın maliyeti çok pahalıya patlar Türkiyeye.İşte bu Türkiye için güçlü bir argümandır.Türkiye bu gibi faciaların tehtidi içinboğazı öncelikle tanker gemilerinin geçişine kapatıp açılan kanala yönlendirebilir.Ayrıca ticaret gemileri için de önemli bir kazan-kazan durumu vardır.İstanbul boğazından her gün onlarca gemi geçmektedir.Hatta kapasite yetmediği için birçok gemi bekletilmektedir.Bunun ticaret gemilerine devasa zararları olmaktadır.Bir ticaret gemisinin ortalama bir günlük beklemesinin zararı tam 30 bin dolar, ekonominin canlı olduğu günlerde ise 120 bin dolara kadar çıkmaktadır bu rakam.Türkiye ticaret gemilerine karşı bu kozu oynayacaktır.İkinci bir geçiş yolu sayesinde gemiler artık beklemek zorunda kalmayacaktır.Türkiyenin 60 yılda boğazlardan kaybettiği para belki de 150 milyar doları bulmuştur.Fakat tek başına ekonomik zarar için değil;boğazlardaki hakimiyet, asıl olarak askerive siyasi güç için şarttır.

Türkiye kesinlikle boğazdan geçen savaş gemileri ve her türlü gemiler üzerinde tam hakimiyet sağlamalıdır.Bu Türkiyenin en doğal hakkıdır.Boğazdan geçen gemilerde nükleer bomba bile olsa Türkiyenin müdahale edemeyecek olması çok vahim bir durumdur ve büyük bir tehdittir.Bu ancak zayıf ülkelerin başına gelebilecek bir olaydır.Türkiye kendini hazır hissettiğinde boğazları tüm savaş gemilerine kapatmalıdır.Bunun ne zaman olacağını Türkiyeyi yönetenler bilir tabiki ama çok doğru bir zamanla ile olması gerekir.

Nasıl ki Boğazlar komisyonunu Rus tehtididine karşı çok iyi değerlendirip Batıya Möntroyu imzalatan Türkiye benzer bir fırsatta da bunu daha güçlü olacak şekilde kullanabilir.Türkiyenin boğazları kapatması uluslar arası arena büyük ses getirecek bir olaydır.Amerika ve Rusyayı doğrudan ilgilendiren bir konudur.Rusya birkaç yıl önce Gürcistana girdiğinde Türkiye ABD savaş gemilerinin İstanbul boğazından geçmesine izin vermemiştir. Möntroya göre Karadenize kıyısı olmayan ülklerin gemileri 21 günden fazla bu denizde bekleyemez Türkiye bunu engelleyebilir.Boğazlar çok kritik alanlardır gerçekten de.Bir ülke düşünün ki tamamı kendi topraklarında geçen bir bölgede dost düşman gizli fark etmeden her türlü tehtidin geçişine hiçbir müdahalede bulunmasın.Bu adeta Türkiyenin içinde bir Truva atıdır.Eger bu tehlikeli durum er ya da geç düzeltilmezse Türkiye her zaman diken üstünde olacaktır.

Möntroya göre Türkiye bir tehtit durumunda ise boğazları istediği gibi kullanabilir.Yani savaş gemilerine kapatabilir.Ama bu madde de yine kısıtlı bir şekilde Türkiyenin insiyatifine bırakılmıştır.Çünkü maddenin devamında, Türkiyeninböyle bir karar alması durumunda Milletler cemiyeti bunu haklı görmezse 3te 2 lik çoğunlukla Türkiyenin bu kararını bozabiliyor.Şu an milletler cemiyeti hukuki olarak zaten var olmayan bir kurum.Her ne kadar Birleşmiş Milletler olsa daresmi olarak aynı şey değil.Türkiye böyle bir karar alırsa Türkiyenin gücü test edilmiş olacak.Buna verilecek tepkiler önemlidir.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478