Bursa trilye

Trilye, Bursa’nın tarih kokan kasabalarından biridir. Tarihi Milattan Önce 5. Yüzyıla kadar dayanıyor. Kasabanın isminin nereden geldiğine dair çeşitli efsaneler bulunuyor. Bunlardan biri, bölgenin kırmızı kefal ile ünlü olması sebebiyle Bizans imparatorlarının masalarının süsleyen yunanca kırmızı kefal anlamına gelen “trigleia”dan gelmesidir. Bir diğer isim efsanesi de, Cenevizlilere dayanmaktaymış. Efsaneye göre, köyün üç sakini, korsan yağmalarından rahatsız oldukları için beraber yaşamaya başlamasından dolayı bu ismi aldığıdır.

Kasabanın isim değişiklerine gelecek olursak; Trilye’nin adı 1909’da suikaste kurban giden Mahmut Şevket Paşa’nın anısına Mahmut Şevket Paşa olarak değiştirilmiş ama halk Trilye demeye devam etmiş. Bunun üzerine 1963 yılında “Zeytinbağı” olarak ismi tekrar değiştirilmiş. Bu isim de benimsenmeyince 2011’de tekrar Trilye olmuş.

Osmanlı ve Bizans mimarisinin büyüleyici eserlerine sahiptir. Trilye’de evler genellikle kerpiç ve ahşaptan yapılmış olup, üç katlı yapılmıştır. Bu evler Bizans ve Yunan mimarisini yansıtmaktadır. Evlerin giriş katı ocak taşı ve zeytin deposu olarak kullanıldığı için, aileler yaz aylarını çoğunlukla bu katta geçirmektedir. İkinci kat, asma kat olup, üçüncü katta da yüksek katlı yatak odaları ve oturma odaları olmaktadır. Klasik geniş ailelerin kalabileceği ev modelidir.

Trilye, ışıltılı çevresine nazaran kendi mutfağını oluşturabilmiş küçük bir kasabadır. Paskalya çöreği, trilye kebabı ve zeytinyağlı yemekleri meşhurdur.

Trilye’de gezilecek yerler

Taş mektep – Şuan yenileme çalışmaları içerisinde olup, ayakta tutulmaya çalışılan bir yapıdır. 1904- 1909 yılları arasında yaptırılmış. Trilye’de doğup, eğitim için Yunanistan’a giden Chirisostomos tarafından yaptırılmıştır. Trilye’de Rum nüfusunun iyice azalması sonrasında 1924 yılında yetim ve öksüz çocukların eğitimi için Darü’l-eytam okulu olarak devam etmiştir. İlkokul ve ortaokul olarak 1986’ya kadar işlevini sürdüren bu okul, 1989 yılında boşaltılmıştır.

Trilye Dündar Evi – Aslında Yuannes Kilisesi adında bir 19. yüzyıl kilisesidir. Mübadele sonrası özel mülk olmuş yerlerden sadece biridir. O dönemde Giritli bir ailenin yaşadığı bina, daha sonra burayı bir apart otel haline dönüştürmek isteyen bir iş adamına satılmış. Ancak bürokrasi (tarihi eser niteliği taşıdığı için değişiklik yapılamıyor bu tarz binalarda) yüzünden işler istediği gibi gitmeyince o da vazgeçip satılığa çıkarmış.

Kemerli Kilise (Başmelekler Kilisesi) – En son satışa çıktığında Bursa Metropolitliği Prof. Dr. Elpidophoros Lambriniadis tarafından satın alınmış.

Tabut Ev – iki sokak arasında incecik bir şekilde kaldığı için eve bu isim verilmiş. Başka bir sebebi yok.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478