1979: Kabe Baskını ve Perde Arkası

Kabe’ye Yapılan Saldırı ve Olası Gerçekler

20 Kasım 1979 tarihinde, sabah namazı saatlerinde, Allah’ın evi olan Kabe-i Muazzama’ya, yaklaşık 500 kişilik bir grup tarafından saldırı gerçekleştirilmiş ve yüzden fazla insan rehin alınmıştır. Bu grubun lideri olan Cuheyman el Uteybi, Suudi yönetimini batı yanlısı olmakla ve şeriatı terk etmekle suçlamaktadır. Ayrıca Uteybi, Mehdi‘nin geldiğini ve yanında bulunan kayın biraderi Muhammed Abdullah el-Kahtani’nin’ Mehdi olduğunu, dolayısıyla ona biat edilmesi gerektiğini iddia etmiştir.

Saldırganların Kabe’nin altında bulunan odacık şeklindeki bölümlere silah ve mühimmat depolamaları ve erzaklar hazırlamaları, bu saldırının daha önceden hazırlıklı bir şekilde planlandığını gösteriyordu. Öyle ki bahsedilen odacık şeklinde ki dehlizler, failler tarafından tutulmuş ve Kabe’nin arkasında ki Ebu Kubays Dağı ile mescit minarelerinde bulunan nişancılar çevreyi gözetlemekte ve herhangi bir müdahale halinde, ateşle karşılık vererek güvenlik güçlerini alana yaklaştırmamaktadır. Bu şekilde tüm Haremi-Şerif’i işgal altına almışlardır.

Müslüman Olan Fransız Askerler

Bu gidişata dur diyemeyen Suudi yetkililerin eli kolu bağlı kalınca, Pakistan yetkililerinden yardım talep etmişlerdir. Ancak Pakistan’da herhangi bir müdahalede bulunamamıştır. Gayrimüslimlerin Mekke topraklarına adım atmasının yasak olduğu bir dönemde çareyi Fransız terörle mücadele ekibinde arayan yetkililer için bu bir problemdi, ancak dönemin kadısının verdiği fetva ile bu problemi çözmüşlerdir. Fetvaya göre Fransız ekibinin ellerine Harem bölgesine girmeden önce, içerisinde kelime-i şehadet yazan kağıtlar dağıtılıp, okutularak Müslüman olmaları sağlanacaktı.

Sert Müdahale

Fransız ekipleri, ilk önce Mescid-i Haram‘a zehirli gazlar atarak müdahale etmişlerdir. Gazdan etkilenenlerin yer altında ki dehlizlere sığınmasıyla çaresiz kalan ekip, o dönemde Kabe ve çevresindeki su şebekesi tesisatlarının tadilatta olduğunu öğrenmiş, tadilatta olan geniş çaplı su borularının Kabe altındaki dehlizlere yönlendirilmesi gerektiğini ve bu sayede elektrik vermek suretiyle, su ile temas edenleri etkisiz hale getirebilecekleri çözümünü bulmuşlardır.

Nitekim bu plan uygulanmış ve Kabe’ye yapılan iki haftalık kuşatmanın ardından, saldırganların çoğu etkisiz hale getirilmiştir. Ancak liderleri olan Cuheyman el Uteybi ve beraber olduğu 170 kişi sağ olarak ele geçirilmiştir. Dönemin kadısı, Bin Bas tarafından verilen fetva ile Uteybi ve adamlarının önce kolları, sonra ayakları ve en son kafası kesilerek feci bir şekilde idam edilmiştir.

-Cuheyman el-Uteybi-

Bir Diğer İddia

Basına “Mehdiciler” olarak yansıyan grubun, kimi kaynaklara göre ise herhangi bir mehdilik iddiasında ve biatlık talebinde bulunmadığı istediklerinin sadece aşağıda sıralanan maddeler olduğu belirtilmiştir

Talepler

• Batıya ait kültürleri, Arap toplumuna taşıma ve taklit etmenin son bulması gerektiği

• Kraliyet düzeninin ortadan kaldırılarak bir İslam Devleti kurulması ve kraliyet ailesinin yaptıkları sebebiyle yargılanması

• İslam düşmanlarına karşı petrol ihracatının durdurulması ve petrol üretiminde israf yapılmaması

• Suudi Arabistan’da konuşlanmış tüm yabancı askerlerin sınır dışı edilmesi ve tüm yabancı askeri üslerin kapatılması

Suudi basını, bu siyasi talepler yerine mehdiliği hedefe göstererek, kendisini denklemden çıkartmak istemiş olabilir.

SONUÇ

Aradan 40 yıl geçmesine ve ortaya çıkan birçok iddia ve rivayete rağmen, ne yazık ki Kabe’ye yapılan bu çirkin hadisenin gerçek amacının ne olduğu ve perde arkasında kimlerin olduğu hala gün yüzüne çıkarılamamıştır.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478