Geliri olmayan ya da düzenli geliri olmayan biri nasıl birikim yapar?

Eğer düzenli bir çalışan değilseniz, öğrenci olabilirsin ya da ev hanımısın, para biriktirmeniz daha da kısıtlı hale gelecektir. Nasıl olacak bu? Üniversite öğrencisiyle başlamak istiyorum aslında hemen hemen herkesin yapabileceği türden birikim yöntemlerini yazacağım. Bazı bölümlerde okuyan bazı öğrencilerin ek iş diye söyleyebileceğim bir şeyi yapamayabilir ama bir çalışanın vakti diğer çalışanlara göre değişebilmekte. Aslında çoğu şey yapılabilecek şeyler. Malumunuz her ailenin ekonomik durumu bir olmayabilir. Burs alıp para gönderen ailesi olan da var. Burs alıp para gönderemeyen ailesi olan var ve burs almayan ve evladıma para göndereyim diye biraz daha kemer sıkan ailelerimiz var. Günümüz Türkiye şartlarında bazı ailelerimiz imkânı olmayıp çocuklarını üniversiteye gönderemiyor. Gitse bile şu an çoğu mezun kendi işini yapamamakta.

Gelelim öğrencilerin para biriktirmelerine. Bir kere bu öğrencilerden aylık 300-500 lira gibi bir meblağ biriktirmesini beklemiyoruz. Neden mi? Çünkü şehir dışına okumaya giden bir üniversite öğrencisinin orada yurt ücretleri, eğer ikinci öğretimse üniversite harçları, dönemin başında hocaların verdiği kitapları bulma-alma, gerekirse fotokopi veren hocalar sayesinde masrafları olabiliyor. Birde bunun üstüne orada yiyeceğin yemek. Bunun için en başta kumbara edinmelisiniz. Mutlaka kumbaranız olsun. Kumbara mevzusu herkes için geçerli. Arkadaşlarının, anne-babanın, eşinin dikkatini çekmek istemiyorsanız daha küçük bir şey bulunabilir ya da cebi olan bir hırka, ceket, mont gibi kıyafetlerinizin cebini kumbara olarak kullanabilirsiniz. İlk zamanlar kitapları temin etme gibi bir nedenden dolayı yeri gelecek kumbaranıza bir TL atamayacak durumda olacaksınız. İlla bir TL atmak zorunda da değilsiniz. O gün 5 kuruş mu atabiliyorsunuz. Atın kumbaraya. Ne kadar attığınızın bir önemi yok aslında. Atalarımız boşuna dememiş; “damlaya damlaya göl olur.” Bir kere öğrencisiniz, kafelerde yiyip içip paranın dibini haftada bir görmeyin. Hiçbirimiz zengin değiliz sonuçta. Bir kafede 30 lira bırakırsınız diğer bir yerde 10 lira. Ama öğrenci olduğunuzu unutmayın. Şimdi sizi duyar gibiyim hiç mi kafeye, sinemaya gitmeyelim. Bizim de bir zevkimiz bu var. Ama tamamen ayağınızı kesmeyin. Çoğu zaman hele ki okulun ilk zamanları sosyalleşme adına gruplar halinde takılma durumları oluyor. Gruplar dediysem sürü gibi değil 3-4 kişide olabiliyor. Eğer daha fazla bir gruplaşma varsa hiç bir şey yiyip içmeseniz bile arada kaynarsınız. O an aç değilseniz yiyecek bir şey sipariş etmeniz demek elinizdeki zaten kısıtlı olan paraya kurşun sıkmanız demek. İçecek alabilirsin. Sinemaya filan gidilecekse eğer İstanbul gibi büyükşehirlerde değilseniz bazen sinemaya gidilebilecek tek bir yer olabiliyor. Hepten de gitmemezlik yapmayın ama arada şu yöntemi deneyebilirsiniz. Bir sinema biletinin fiyatı 15 ila 35-40 liraya kadar çıkabiliyor. (İstanbul’un bazı semtlerindeki avm’lerdeki sinema biletleri ne yazık ki 40-45 lira olabiliyor.) eğer birkaç arkadaş gidecekseniz aranızda iki adet DVD filmin parasını toparlayın ve mısır alıp kendiniz patlatın. Film için yurdun internetini kullanmayın. Çünkü çoğu zaman yurdun internetini birçok kişi kullanacağından film sürekli kasacaktır. Birkaç arkadaş eve çıktıysanız evinizde mutlaka internetiniz olsun. Ders araştırmanızdan film izlemenize kadar birçok şeye kullanacaksınız. Bazı yurtlarda sabah kahvaltısı verilip öğle ve akşam yemeklerini mutfağa inip kendiniz yemek yapıyorsunuz. Şöyle düşünebilirsiniz. Hele ki erkekler. Şu sözcüğünüz kulağımda çınlıyor resmen. “Kim uğraşacak yemekle yaaa.” Ya da “yemek yapmayı bilmiyorum, dışarıdan söylerim.” Ofsayt. En azından üniversiteye başlamadan köfte, patates kızartması, makarna, hazır çorba gibi yapımı çok kolay olan yemekleri öğrenirseniz işiniz daha da kolaylaşacaktır. Çünkü yeri gelecek hocaların verdiği not fotokopilerinden bile cebinizdeki para harcanıp gidecek. En azından basit yemekleri öğrenin. Çok işinize yarayacak.

Ekstra para kazanmayı düşünüyor olabilirsiniz. Ailenizden uzakta, yurtta ya da arkadaşlarınızla çıktığınız bir ev olabilir hiç fark etmez. Bilgisayardan anlıyorsanız arkadaşlarının bilgisayarlarına formatlayıp piyasanın yarısı bir fiyata bu işi yapabilirsiniz. Dil okuyorsanız (Fransızca, İngilizce, Almanca vb.) tercümanlık yapmaya çalışın. Okulunuzun ya da yurdunuzun çevresinde illa ki kafeler vardır. Part time olarak girip çalışın. (Okul çevresindekiler buna daha müsait) kız iseniz bunların yanında öğrencilerin indirim kovaladığı avon tarzı katalog işini yapabilirsiniz. Sınıfta bir kıza vermeniz yeterli. Yarıyıl tatillerinde ya da yaz tatillerinde üniversiteye hazırlanan öğrencilere -daha açık hedefler- ders verebilirsiniz. Piyasadaki ders verenlerden daha uygun olabilirsin. Takip gerektiren bazı sosyal medya araçlarında aktif olabilirsiniz. En basitinden youtube. Eğer video çekecek doğru kategoriyi bulursanız kısa sürede takipçi sayınız artacak, youtube’dan videolarınıza reklam koyacaktır. Bundan her ay bir gelir elde edebilirsiniz. En bilinen youtuberlardan bazıları; danla bilic, Enes Batur, Atakan vs vs… bu arada youtube’ye yüklenen video sayısı o kadar çok ki aralarından sıyrılmanız ve izlenmeniz için ilk başlarda zorlanabilirsiniz. Ama eğer youtuber olmak istiyorsanız biraz sabır göstermeniz gerekiyor. Şimdiki en ünlü youtuberlarda bir ara bu kadar ünlü değildi değil mi? Şimdi bunları yaptınız. Kumbaranıza büyüklü küçüklü paralar attınız. (Kumbara dediğim illa bir mağazaya girip kilitli ya da kırılıp açılan teneke kumbara olmasına gerek yok. Belirlediğiniz bir rulokat kutusu olabilir. Ya da bir pringles kutusu ya da küçük kavanozlardan da olabilir) Kumbarayı doldurdunuz. Açtınız. O parayı bir amaç için biriktirmiş de olabilirsiniz. Yaz tatilinde turistik yerlere gitmek ya da turlarla şehir şehir gezebilirsiniz. Ya da bir yıl sonra bilgisayarınızı yenileyeceksinizdir çok eskimiştir ya da telefonunuzun ekranı çatlamıştır onu tamir ettirmek gibi. Bunların olabileceği gibi eğer hiç kullanmayacaksanız o parayı bütünleştirip altın, dolar gibi yatırım araçlarına da çevirebilirsiniz. Veyahut kumbaranızı açtığınızda en azından dolar alacak tutar çıkmadıysa pes etmeyin. Yeni yapacağınız ya da alacağınız kumbaranın içine atın o parayı. Bir sonraki kumbara açılışında daha yüksek bir meblağ çıkacaktır. Belki de hedeflerinizin arasında Avrupa’ya gidip dilinizi geliştirmek vardır, veterinersiniz, eczacısınız kendi yerinizi açmak istiyorsunuzdur kim bilir…

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478