Özür Halinde Olanın Temizliği

Özür Halinde Olanın Temizliği

Özür; abdesti bozan bir şey devamlı olması haline denir. Örneğin; idrarını tutamama, burnun ve bir yaranın devamlı kanaması, sarı su akması, ağrıda veya şişten gözyaşının devamlı akması, sürekli yellenme, ishal, sürekli kusma, istihaze vbg. durumu olanlar ve bu durumu en az bir namaz vakti kesintisiz yaşayanlar özürlü hükmüne girerler. Söz konusu durumlar bir namaz vakti boyunca hiç görülmezse özür hali ortadan kalkar. Özür sahibi olmak için abdesti bozan şeyin devamlı olması gerekir. Bir namaz vakti girdikten farzı kılacak kadar zaman özrü başlasa vaktin sonuna kadar bekler. Hiç durmaz ise vakit çıkana kadar bekler ve o vakit namazını kılar.

Özür sahibi kimse her namaz vakti için abdest alır. Özür sahibi abdestini bozan yeni bir durum meydana gelmedikçe dilediği kadar farzlarda dahil ibadetlerini yapabilir. Mushaf tutabilir. Kabe’yi tavaf edebilir. Özür sahibinin özrü dolayısıyla elbisesine bulaşan özür maddesi namazın sıhhatine engel olmaz. Özür sahibi için dinimiz büyük kolaylık gösterir.

En uygun olanı da, özürlü kimsenin, Maliki mezhebini taklid etmesidir. Çünkü Maliki’de, abdesti bozan başka bir sebep yoksa, o kimsenin özrü, namaz vakti çıksa da, abdestini bozmaz.

Şafi mezhebine göre özür sahibi kişinin akıntı yerini yıkaması ve akıntıyı önleyen pamuk , sargı bezi yada benzeri şeyler sarması gerekir. Bu konuda umursamaz ve gevşek davranılamaz. Abdest bu önlemleri aldıktan sonra alınır. Bu önlemleri aldıktan sonra oluşan özür abdesti bozmaz.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478