Tebliğ Başlıyor

TEBLİĞ BAŞLIYOR

Bir önceki yazımızda ilk vahyin nasıl geldiğini anlatmaya çalışmıştık. Şimdi ilk vahyinden sonra davetin başladığı süreci anlatacağız inşaAllah.

İlk vahiy geldikten belli bir süre vahiy kesildi. Uzun süre vahiy gelmedi. Hz. Muhammed (s.a.v) bu sürede tefekkür etti ve vahyin tekrar gelmesini bekledi. Uzun bekleyişten sonra nihayet vahiy geldi.
Vahiy şöyle idi:

1: Ey örtüsüne bürünen !
2: Kalk ve insanları uyar.
3: Yalnız Rabbini büyük tanı; O’nun sonsuz büyüklüğünü ilan et!
4: Elbiseni tertemiz tut.
(Müddessir Suresi,1-4)

Bu ayetlerle Allah , Peygamber efendimizi (sav) davetle görevlendiriyordu. Bu ayetin inmesiyle Peygamber efendimiz insanları islama davete başladı. Önce kendi çevresinden, dostlarından ve ailesinden başladı. İlk olarak Hz. Hatice müslümanMüslüman oldu. Sonra onları namaz kılarken görüp etkilenen amcasının oğlu Ali daha sonra kızları, evlatlığı Zeyd ve annesinin yardımcısı Ümmü Eymen izledi. Hz. Ebubekir’de kayıtsız kabul etti. Bu davetler gizli yapılıyordu. Erkam evi olarak adlandırılan stratejik açıdan müşriklerin görmeyeceği ve aklına gelmeyeceği bir yerde olan Erkam b. Ebu’l Erkam’ın evinde Peygamber efendimiz tebliğ, davet ve sohbetlerine burda da. Peygamberimize inananlar artmaya başladı. Bu gizlilik 3 yıl sürdü. Açık davet için vahiy geldikten sonra ;

Sen, sana buyurulanı açıkça duyur, müşriklere aldırış etme!
(Hicr,94)

Peygamber efendimiz bir davet vererek akrabalarını davet etti.
” Şu dağın arkasında bir sürü var desem bana inanır mısınız? “ dedi.
Onlar da;
“Senin daha önce bir yalanını duymadık” dediler.
Bunu duyan Hz. Muhammed Allah’ın varlığından, bir olduğundan bahsederek kendisinin onun elçisi olduğunu bildirdi.
Peygamber Efendimizi çok seven Ebu Leheb bunu duyduktan sonra ilk muhalefet eden o olmuştur.
“Kahrolası! Bizi bunun için mi buraya çağırdın?” diyerek uzaklaştı ve bunun üzerine Tebbet Suresi nazil oldu.
Ebu Leheb’in oğulları Peygamber Efendimizin kızlarıyla nişanlıydı. Ebu leheb bu nişanları bozdu.
Zamanla Peygamber Efendimiz’e inananarın sayıları artmaya başladı. Bunu gören müşrik cephesi işkencelerini ve eziyetlerini de artırmaya başladı .Putperestliğe karşı olan ayetler ardı sıra inince Hz. Muhammed’i din ve gelenkelerinegeleneklerine büyük bir tehdit olarak görmeye başladılar.
Müslümanlara olan eziyetlerin ardı arkası gelmiyordu.İşkenceleri insanları gözü önünde yaparak onları Müslümanlığı kabul ederlerse sonlarının bu şekilde olacağı gösteriliyordu. Müşriklerin başını Ebu Cehil ve Velid b. Muğire çekiyordu. Hz. Bilal, Yasir, Sümeyye işkencelere maruz kalan başlıca Müslümanlar olmak üzere islamın ilk şehidi Yasir b. Ammar , ilk kadın şehidi ise Sümeyye’dir. Ebu Cehil bu ikisini oğlu Ammar’ın gözü önünde öldürmüştür. Ebu Cehil Ammar’a da Hz.Muhammed’e küfür sözü söylemezse onu da öldüreceğini bildirerek işkencesine devam etmiş , ölmekten korkan Ammar Küfür sözcüğünü söylemiştir. Ağlayarak Peygamber Efendimiz’in yanına gittiğinde ona mazur olduğu belirtilmiştir. Hz. Bilal işkencelerin en zoruna mutahap kalmış. Güneşin altında göğsüne bir kaya koyularak işkence edilmiş ve Muhammed’e küfretmesi istenmiştir. Ama onun her seferinde ağzından çıkan tek sözcük;
“Ahadun ahad” (tektir tek) olmuştur. Cömertliği ile bilinen ve bütün parasını islama adayan Hz.Ebubekir’in sahibinden onu satın almasıyla bu işkence sona ermiştir.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478