Osman Hamdi Bey

Osmanlı devletinin önemli kişiliklerinden bir sayılabilecek Osman Hamdi Bey, tam anlamıyla çok yönlü bir kişiliğe sahiptir. Ressam, müzeci, arkeolog ve yazar olarak bilinir. Hatta kendisi, yaptırdığı kazı çalışmalarıyla ilk Türk arkeoloğu olarak anılır. İstanbul Arkeoloji Müzesinin temelini oluşturmuştur. Daha çok ressam kimliğiyle tanındığı için diğer yönleri biraz geride kalıyor.

Peki, kimdir bu Osman Hamdi Bey?

1842 yılında doğmuş. Üniversite eğitimini, 1860 yılında Paris’e giderek hukuk eğitimi almış. Tabi bu süre zarfında o dönemim ünlü ressamlarının atölyelerinde çıraklık yaparak, resim eğitimi de almıştır. Resme ilgisi daha o zamanlarda kendisini sarmış. Sanata olan ilgisi hukuktan daha ağır basınca Jean-Leon Gérôme ve Boulanger’in atölyelerinde çalışmış.

1877’de Maarif Nezâreti’ne bağlı olarak kurulan müze komisyonunun sekiz üyesinden biri olmuştur. Müze-i Hümâyun’un müdürü Philipp Anton Dethier öldükten sonra, 1881 yılında Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi)’a atanınca, bu göreviyle birlikte Türk müzeciliğinin parlak dönemleri başlamıştır. Zaten yukarıda da bahsettiğim gibi İstanbul arkeoloji müzesinin temellerini oluşturuyor. Bu zamanlarını iyi değerlendirmiş diyebiliriz. Paris’te yaşadığı dönemlerde evlenip boşanmış, bu evliliğinden 2 kızı olmuştur. Daha sonra Viyana’da bir sergide görev aldığı sıralarda tekrar evlendi. Bu evliliğinden de 4 çocuğu olmuştur.

En bilinen eseri “kaplumbağa terbiyecisi” isimli tablosudur. 1906 yılında çizilmiş. Türk resim sanatının en yüksek fiyatına satılarak bu tablo, Suna Kıraç-İnan Kıraç Vakfı kuruluşu Pera Sanat Müzesi almıştır. Şuanda da bu tablo Suna Kıraç-İnan Kıraç Vakfı kuruluşu Pera Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir. Son zamanlarda da okuduğum bir roman sayesinde kendisine büyük hayranlık duymaya başladım. Arif Ergin’in “tekvin” adlı kitabı. Resimlerinden bahsederken nasıl mesajlar verdiğin ancak resimleri inceleyince anlıyorsunuz.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478