Doksanlarda çocuk olmak 2

Daha önce yazmış olduğum doksanlarda çocuk olmak başlığını yazdıktan sonra o günleri hatırlamak beni bir hayli sevindirdi. Dedim ki kendi kendime, neden biraz daha yazmıyorum bu konuda. Çünkü o günlere özlem öyle büyük ki, mutlaka bir yerlerde muhabbetinin yapıldığını duyarsınız.

Özlem demişken, o yıllara gerçekten büyük bir özlem var. Oynanan oyunlar dışında zaten komşuluk, arkadaşlık, akrabalık ilişkileri de baya özlenmektedir. Çünkü o zamanlardaki arkadaş, eş, dost ilişkisi, komşuluk ilişkisi bozuk değildi. Hele hele bu zamanki gibi hiç değildi. O zamanlar bir aile bir apartmana da taşınsa, hemen o apartmandaki komşular bir şekilde yardım eder, yemek yapamaz diye keke, börek, poğaça yapıp götürürlerdi. Konu komşu, çoluk çocuk o yıllarda sokakta halılar yıkanırdı. Birimizin bahçesi, birimizin balkonu derken halılar sarkıtılacak yerlere konulurdu. Sadece bu mu? Dışarıda oyun oynadığımız zaman, annemiz bize içeri (eve) almasın diye komşuların kapılarını, camlarını tıklar, su isterdik. Sadece yazın dışarıda olmazdık. Kışın kar yağdığında, okullar tatil oluyordu. Haliyle bizde sokaktaki arkadaşlarımızla sokağa çıkar, kardan adam yapardık. Kartopu oynardık. Birde bazen birazcık buz haline getirip bacak, kol gibi yerlerine atardık. Hafif sertliğini hissettirecek kadar olurdu o da. Çok kavga ederdik ama aynı zamanda hemen de barışırdık, barıştırırdık. Annelerimiz bizi yetiştirirken öyle yetiştirdi. Kin beslemeyiz kolay kolay. Bir oyuncağımız varsa paylaşarak oynardık. Bir şey yiyorsak paylaşmamız öğütlendi hep bize. Paylaşılamayacak derecedeyse arkadaşlarımızın yanında yemememiz gerektiği öğretildi. Sokaktaki meyve ağaçlarına dalardık. Daha çok erik ağacı olurdu sokaklarda ama yine o ağaçlara dadanılırdı sokaktaki çocuklar tarafından. Bahçe sahibi bağırırdı bizlere “inin çabuk ağaçtan aşağı!” diye. Paylaşmamaktan değildi, düşeriz de bir yerimize bir şey olur diye endişeli bir bağırış olurdu aslında o.

Yani, anlayacağınız, son şanslı nesildir doksanlar nesli. Para olmasa bile mutluluğumuz vardı, para elbet bulunurdu ama insanlık, huzur, mutluluk her zaman bulunmazdı. Hiçbir zaman maddeye bağımlı büyümedi doksanlar çocukları.

  • Site İçi Yorumlar
Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478